Vahap Seçer: Mersin’e acil özel statü ve destek verilsin

Türkiye, 6 Şubat sabahı Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Bu depremden 9 saat sonra ise Elbistan’da yaşanan 7.6’lık ikinci felaketle acımız katlandı. 46 bini aşkın yurttaşımız hayatını kaybetti.

Binlerce bina enkaza dönüştü. Tarifi imkansız acının ardından moloz yığınına dönen şehirlerimizdeki yüz binlerce depremzede, kentlerinden göç etmek zorunda kaldı. Bir sanayi kenti olan Mersin, depremzedelerimizin aklına gelen ilk şehir oldu.

400 bin sığınmacıya ev sahipliği yapıyor

2022 nüfus sayımına göre 1.9 milyon kişinin yaşadığı kent, 400 bin de sığınmacıya ev sahipliği yapıyordu. Yoğun depremzede göçünün ardından 22 Şubat’ta 47 STK, şehrin “özel destek ve statü kapsamına alınması” çağrısında bulundu. Bundan sonrasını, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Habertürk’ten Alper Uruş’a anlattı.

Mersin, büyük bir göç aldı

“Büyük felaketi yaşayan illerimiz Adana’ya komşu olan kentler. Adana da bizim komşumuz olan şehir. Depremin ardından Mersin, büyük bir göç aldı. Kayıt altına alma imkanı olmamakla birlikte, 400 bini aşkın depremzede Mersin’e geldi.

“600 bin mersinli depremzedeyle akraba”

Hem coğrafi olarak mesafenin yakın olması hem de Mersin’de yaşayan 600 bin insanımızın felaketi yaşayan illerdeki vatandaşlarımızla olan akrabalık ilişkisi bu göçü besledi. Mersin’in 320 kilometrelik bir sahil şeridi var.

“Yazlık konutlara gelenler oldu”

Özellikle Adana başta olmak üzere komşu illerden yazlıklarına da vatandaşlarımız bu süreçte geldiler. Hayırsever yurttaşlarımızda depremzedeleri evlerinde misafir etti; biz de halen 7 binden fazla vatandaşımızı konuk ediyoruz.

Mersin’in nüfusu 1.9 milyondan, 2.7 milyona çıktı

Mersin’deki nüfus artışını gösteren en önemli veri ise su tüketiminde yaşanan artış oldu. Kent genelinde su tüketimi yüzde 15.4 arttı. Bu artışla, sığınmacılarla birlikte Mersin’in nüfusu 1.9 milyondan, 2.7 milyona çıktı.

“Mersin’de her şey var”

Burada önemli olan bir durumu da belirtmek gerekir ki, Mersin’e gelen depremzedelerimiz burada kalacaktır. Çünkü Mersin’de her şey var. Huzur var, sanayi var, tarım var ve Mersin, bir ticaret şehridir. Ayrıca Mersin, son 200 yılda göçlerle büyüyen bir kent olmuştur. Farklı kültürleri sindirmiş, iş imkanı olan bir kent olduğu için misafirlerimizin burada kalacağını vurguluyorum.

Depremin ardından yaşanan göçe ve 22 Şubat’ta 47 STK’nın Mersin’e destek olunması çağrısına rağmen hiçbir destek almadık. Bir tek Avrupa İmar Bankası, ‘Projeleriniz varsa yardımcı olabiliriz’ teklifinde bulundu.

23 bin hasta, sağlık kuruluşlarında tedavi oldu

Şehrimiz tarım bölgesinde olduğu için gıda sorunumuz yok. Ancak depremin ardından 20 bin öğrenci naklini buraya aldırdı. 23 bin hasta, sağlık kuruluşlarında tedavi oldu. Yurt genelindeki kuraklığa bağlı olarak içme suyu konusunda kaygı taşıyorum ve eksiklikleri giderme konusunda yeterli desteği alamıyoruz.

Mersin, afet bölgesi ilan edilmedi

Süratle arıtma, alt yapı yatırımları, kanal, içme suyu şebekesinin ihtiyacı karşılayacak düzeye getirilmesi, kanalizasyon gibi birçok konuda bu görevler belediyelerin de olsa Mersin’in desteğe ihtiyacı var. Mersin, afet bölgesi ilan edilmedi. Mersin’e dönülüp bakılmadı. Bu nedenle Mersin’e acil olarak özel statü tanınmasını, özel destek verilmesini istiyoruz.

1+1 evin kirası ise 10 bin TL

Biz, depremde şiddetli bir şekilde sallandık. Yıkımı yaşamadık ancak her il kendi acısını yaşarken biz 10 ilimizin acısını yaşadık ve yaşıyoruz. Mersin’de konut fiyatları yüzde 200 artmış durumda. 1 milyon TL’ye satılan evin fiyatı 3 milyon TL oldu. Bir öğrencinin kalabileceği 1+1 evin kirası ise 10 bin TL.

Milletçe çok büyük bir felaket ve acı yaşadık. Hayat, zaman içinde belki birçok yerde normal akışına dönüyor. Bunu elbette anlıyorum ama biz Mersin olarak yaraları saran bir şehir olarak hem acımızı yaşıyor hem de yaraları sarmaya çalışıyoruz. Biz depremi unutmuyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir