Anlamlarını Kimse Çözemiyor! Tarih Kadar Yaşlı Olmalarına Rağmen Hâlâ Sırrı Çözülemeyen 8 Gizemli Şifre

Tarih, henüz çözülmemiş gizemli kodlarla dolu. Yüzyıllar öncesinde yaşamış ve artık dilini kimsenin bilmediği kavimlerin gizli sırları aslında gözümüzün önünde yatmaya devam ediyor çünkü şifreyi kıramıyoruz. Faili meçhul cinayetlerden gizemli hazinelerin şifrelerine ve Orta Çağ büyücülerinin gizemli defterlerine hala kimsenin çözemediği birçok şifre var. Gelin birlikte kriptologların bile kafalarını karıştıran bu şifrelere ve haklarında var olan ipuçlarına bir bakalım. ?

Kaynak: https://www.mentalfloss.com/posts/unc…

1. Rapa Nui Rongorongo dili tabletler

1860’ların başında akıncılar, şimdi Paskalya Adası olarak bilinen Rapa Nui adasına saldırdı ve Peru’da köleleştirilmiş işçi olarak kullanılmak üzere yüzlerce yerliyi kaçırdı. Bu baskınlarla, bir zamanlar Rapa Nui’nin kullandığı hiyeroglif dil olan Rongorongo ile ilgili son bilgi kaynağının ortadan kaybolduğu söylenmişti. Ancak görünüşe göre bu doğru değil.

Rongorongo diline ait kurtarılan tabletlerde ne yazdığı hala bilinmiyor.

20. yüzyılın başlarında adadaki Avrupalı bir rahip Rongorongo eserlerinin hiç yok edilmediğini, ancak adanın birçok mağarasında ve lav tüplerinde saklandığını iddia etti. 

İnsanlar 100 yıldan fazla bir süredir içlerinde bulunan çeşitli sembolleri deşifre etmeye çalışıyorlar. Bazı semboller insan veya hayvan formlarını temsil ederken, diğerleri soyut şekillerden ibaret. Hiç kimse metinlerin tam çevirisini ortaya koyamadı. Senaryolar uzaylılar ve kayıp kıtalarla ilgili fantastik fikirlere doğru evrilmeye devam ediyor. Ne yazdığı ise hala merak konusu.

2. Beale şifreleri

Milyarlarca dolar eden altın ve gümüş keşfettikten sonra maceracı Thomas J. Beale, Virginia’nın Bedford kentine bu hazineyi gömdü. Hazineye ulaşmak için tek yapmanız gereken ise bu şifreyi çözmekti.

Şifre hiçbirzaman çözülemedi ve hazinenin çalındığı ya da hiçbir zaman var olmadığına dair tartışmalar başladı. Üstelik Beale’nin söyledikleri de birbiri ile örtüşmüyordu. Sözde istismarlarıyla ilgili bazı tarihsel ayrıntılar sorgulandı. Örneğin, Beale’in sözde gümüş ve altın keşfi, diğer değerli metal keşifleri hakkında bilinen zaman çizelgeleriyle uyuşmuyor gibi görünüyor. İnsanlar hazinenin kendisi bir aldatmaca olsa bile, şifrelerin kendilerinin çözülmesi gereken bir miras olduğuna inanıyor.

3. Voynich el yazması

1912’de satın alan Polonyalı bir antikacının adını taşıyan Voynich El Yazması asla gizemi çözülememiş olan, sırlarla dolu bir kitap. 

Wilfrid Voynich el yazmasını 20. yüzyılın başlarında bu kitabı satın aldıktan sonra, kökeniyle ilgili gizliliğe yemin ettiğini iddia etti. Muhtemelen Voynich’in kitabı John Dee adlı bir astrologdan aldığı ya da Roma İmparatoru II. Rudolf ile bir bağlantısı olduğu düşünülmekte. 

Sayfalar, bitkilere benzeyen çizimlerle ve görünüşte bilimsel veya ‘sahte bilimsel’ diyagramlarla dolu. Sayfalarda banyo yaparken tasvir edilen birçok kadın resmi mevcut.

Metin yaklaşık 35 bin kelimeden oluşuyor ve sadece kelimeler değil, harflerin kendileri de bilinmiyor.

Kitabı kimin yazdığını veya nedenini kimse bilmiyor. Dünyanın en iyi kod kırıcılarından olan evli çift William ve Elizebeth Friedman bile bu kitabın gizemini çözemedi. William, ölüm döşeğindeyken bu dilin var olmayan bir dil olduğunu, mevcut herhangi bir dile dayanmadığını söylemişti. 

Metin için tuhaf teoriler zamanla çoğaldı. Voynich’in kendisi bir keresinde: ‘Zamanı geldiğinde, Dünya’ya Orta Çağ’ın kara büyülerinin 20. yüzyıl biliminin çok ilerisindeki keşiflerden oluştuğunu kanıtlayacağım.’ demişti. Görünüşe göre zaman hiç gelmedi.

4. Dorabella şifresi

Başka bir çözülemeyen kod da Edward Elgar’a ait. Dorabella Şifresi adını, Elgar’ın arkadaşı Dora Penny’den alıyor. Bir dizi tuhaf karakterden oluşan bu şifreyi bazı insanlarkırdığını iddia etti, ancak hiçbiri net değildi.

Avustralya’daki Central Queensland Üniversitesi’nden Tim S. Roberts çözdüğünü ve şifrenin şöyle olduğunu iddia etti;

 ‘Şimdi içine yerleştirilmiş bej yabani otlar. Saf aptallık. Bir yatak!’

Size bir anlam ifade ediyor mu?

5. Feynman şifreleri

1987’de Chris Cole adında bir adam, kriptografiyle ilgilenen bir haber kanalına üç şifre gönderdi. Kendisinin söylediğine göre Dr. Richard Feynman California Üniversitesinde yüksek lisans öğrencisiyken ona şifreleri göstermişti. İlk şifre aslında bir kullanıcı tarafından sadece bir günde çözüldü, ancak diğer ikisi bugün hala çözülmedi.

6. Krypto şifrelerinin dördüncüsü

Şehrin ortasında duran bu kodun bir kısmı hala çözülememiş durumda. Krytpo’lar, sanatçı Jim Sanborn tarafından yapıldı ve 1990 yılında Langley’nin arazisine kuruldu. Sonraki yıllarda, parçanın dört kod bölümünden üçü kırıldı. İnceleyenler yansıyan ışığın etkisiyle şifrenin sürekli değiştiğini iddia ediyor. Ayrıca kafa karıştırıcı olsun diye bolca yazım hatası içeriyormuş.

Çözülen bölümler eski CIA başkanı William Webster’a atıfta bulunuyor ve Kral Tut’un mezarının hikayesi anlatıyor. İlk üç bölüm dördüncüyü çözmek için bir ipucu sağlıyor. Metninde geçen Berlin, saat ve kuzeydoğu gibi kelimeler çözülmeyi başardı.

7. Tamam shud vakası

1948’de Avustralya’daki Somerton Plajı’nda bir adam ölü bulundu. Takım elbise giyiyordu ve yakasında bir sigara vardı. Davaya ne kadar çok yetkili baktıysa da kimse bu cinayeti çözemedi.

Polis, ölen adamın kim olduğunu ve hatta nasıl öldüğünü bile çözemedi. Bazı insanlar, nadir bulunan bir zehrin iz bırakmadan vücudu tarafından metabolize edildiğini iddia etti. Merhumun alışılmadık derecede kuvvetli baldır kasları vardı. Bulunan tek ipucu bazı giysilerinin üzerinde “Keane” yazan bir etiketti. Araştırıldı ama kıyafetlerin hiçbiri bu markadan üretilmemişti. Etiketler oraya bilerek yapıştırılmış bir aldatmacaydı.

Davanın kapatılmasına az bir süre kalmışken adamın pantolonunun küçük cebinde bir kağıt parçası keşfedildi. Gazetenin üzerine Farsça ‘tamám shud’ yani “bitti” yazıyordu.

Ömer Hayyám’ın Rubáiyát’ının birçok çevirisindeki bu söz geçmekte. Kitabın arka kapağında bir telefon numarası ve soluk bir karakter dizisi bulundu.

Bu karakter dizisi hiçbir zaman çözülemedi. Telefon numarası da bir yere ulaşmadı.

Polis bu gizemli karakter dizisini ultraviyole ışığın altına yerleştirerek daha fazla harf ortaya çıkardı ancak bir sünuca varamadı. Garip bir şekilde, hiç kimse Rubaiyat’ın ölü adamın cesedinde bulunan baskıya uyan başka bir kopyasını bulamadı.

8. Ricky McCormick’nin notları

Olası bir cinayet kurbanı olan Ricky Mccormick’in cesedi Haziran 1999’da keşfedildiğinde, yetkililer pantolonunun ceplerinde çözülemeyen bir harf dizisinden oluşan iki el yazısı not buldular.  

Mccormick’in okuma yazma bilmediği biliniyordu. Annesi Frankie Sparks, “Yazabileceği tek şey adıydı.’ demişti.  Ancak yetkililer notların anlamsız karalamalar olduğuna inanmıyorlardı.Yasa dışı faaliyetlerle bağlantısı olduğu iddia edildiği ve ölümünü çevreleyen gizemli koşullardan dolayı birçok kişi bu ölümün hala çözülmemiş bir cinayet olduğuna inanıyor. Kağıtta ne yazdığı ise hiçbir zaman çözülemedi. 

Bu gizemli şifreler hakkında sizin teorileriniz neler?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir